Herkese merhaba, adım Pakize Beyza Şahin. Çağ Üniversitesi 3. sınıf öğrencisiyim. Bu yazıda staj yaptığım kurumlardan ve bu kurumların bana kattığı şeylerden bahsetmek istiyorum. Sürçülisan edersem affola.

Hazırlık okuyanlar varsa, öncelikle hazırlıklara ve birinci sınıflara naçizane tavsiyem staj konusunda çok aceleci davranmamaları olacaktır. Bölümün vermiş olduğu heyecanla – ben de bu grubun içindeyim tabii ki- daha birinci sınıftan staj arayışına giriyoruz. Farklı alanlarda staj yapmak ve farklı kurumları görmek tabii ki bizler için oldukça önemli fakat bu stajları bilinçli, belirli bir birikimle ve bu stajdan ne istediğimizi bilir bir şekilde yapmak bizim için daha faydalı ve önemli. Ben şu ana kadar Adliye (Denetimli Serbestlik Müdürlüğü), Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve Devlet Hastanesi olmak üzere üç farklı kurumda staj yaptım.

Adliye stajımı 2.sınıfın sömestr tatilinde yaptım. Benim için çok büyük bir deneyim oldu. Denetimli serbestlik Müdürlüğü’nde, bütün sistem ”SAMBA” adı verilen bir program üzerinden işliyor ve bu program, bireyin, özellikle bağımlı olanların, değişime karşı motivasyonunun yükselmesi ve topluma tekrar kazandırılmasında önemli rol oynuyor. Programı Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı, Öğretmen ve Sosyolog beraber yürütmekte. Stajım esnasında bu programın nasıl işlediğini, görev dağılımlarının nasıl yapıldığını; programın içinde ve kurumda psikoloğun nasıl ve hangi alanlarda daha aktif olduğunu; ayrıca suçlu bireylere nasıl davranılması, nelere dikkat edilmesi gerektiğini iyi bir şekilde gözlemleme fırsatım oldu. Fakat Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde beklediğimi çok bulamadım dersem abartmış olmam sanıyorum. Çünkü belirli bir program dâhilinde hareket edebiliyorsunuz ve aslında nerede, ne yapmanız gerektiği harfi harfine o programın içinde yazıyor; onun için psikologlar da dâhil olmak üzere, bu alanda çalışan diğer meslek grupları da biraz pasif bir çalışma saati geçiriyorlar. Aile Mahkemeleri’nde çalışan psikologlar bu konuda biraz daha şanslılar. Çünkü daha aktif ve özgür bir çalışma alanına sahipler. Eğer Adliyede staj yapmak isteyenler varsa onlara, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden ziyade Aile Mahkemeleri’ni daha çok tavsiye edebilirim. Benim bu alanda staj yapma şansım olmadı maalesef. Tekrar birinci sınıflara dönecek olursak, ”Ben birinci sınıfım ama staj yapmayı çok istiyorum” diyen arkadaşlar için Adliye güzel bir deneyim olacaktır.

İkinci stajımı Mersin/Tarsus’ta bir Rehabilitasyon Merkezi’nde yaptım. Bu staj özellikle benim için çok değerli, çünkü her ne kadar işin teori kısmında özel bireylerle ilgili çok fazla şey öğrensem de, pratikte tabiri caiz ise afalladığımı hissettim. Bu tür ortamlarda sizin, farkında olmadan verdiğiniz anlık tepkiler bile çok büyük anlamlar taşıyabiliyor. Onun için attığınız her adıma iki kat daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer bu konuda kendinizi eksik görüyorsanız bu tarz kurumlarda staj yapmanızı önerebilirim.

Üçüncü ve son stajımı Devlet Hastanesi’nde yaptım. Bu benim zorunlu stajımdı. Devlet Hastanesi’nde, aynı zamanda TRSM’ de (Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi) staj yapma imkânı buluyorsunuz. Aslında bu kısım işin biraz daha ciddi kısmı. Çünkü ruhsal bozuklukları olan hastalarla bire bir muhatap oluyorsunuz ve eğer bir bireyin ön görüşmesini yakalarsanız A’dan Z’ ye (ön görüşmesi, tanı kriterleri, tanı koyma süreci, tedavi süreci vs.) her şeyine tanık olabiliyorsunuz. Benim staj yaptığım dönemde şizofreni tanısı almış bir bireyin görüşmelerini ve vajinismus tanısıyla gelen bir kadının terapi sürecini takip etme fırsatım oldu. Ve bu iki vakada da yanında staj yaptığım doktor bazı görüşmelerde benim de aktif olmamda yardımcı olduğu için, bu durum bende bazı şeylerin daha iyi oturmasını sağladı. Ayrıca MMPI ve Back Depresyon testlerinin nasıl uygulandığını ve yorumlandığını öğrenme fırsatım oldu. Staj boyunca oradaki hocalarımın verdiği ödevler ve yaptırdığı sunumlar da alan hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamda ve bilgilerimin kalıcı olmasında önemli rol oynamaktadır.

Ek olarak, gelişim alanında büyük bir staj deneyimi olarak gördüğüm TEGV’ den bahsetmek istiyorum. Gelişim ve Çocuk Psikolojisi alanlarında yoğunlaşmak isteyenlerin mutlaka bu ya da benzeri kurumlarda gönüllülük işlerinde bulunmaları gerektiğini düşünüyorum. Yukarıda bahsettiğim gibi, işin teorik ve pratik kısımlarının arasındaki farkı görmek ve bu konudaki acemiliği atmak için gönüllü olunabilecek güzel kurumlardan biri bu. Bana çok güzel getirilerinin olduğunu belirtmek isterim. Bunlardan en önemlisi: Çocuğun o an dediği bir söze ya da yaptığı bir davranışa nasıl ve ne miktarda tepki vermemiz gerektiğidir. İleride, meslek hayatımda Gelişim ve Çocuk Psikolojisi alanlarında, ”Aslında bu alanlardada güzel çalışmalar yapabilirim” düşüncesinin tohumlarını eken en büyük adımlardan birisi bu deneyimdir benim için.

Son olarak da, staj yaptığınız kurum ya da alan çok önemli değil aslında, önemli olan o an orada bulunmaktan keyif almak ve gün sonunda bir şeyler öğrenmenin ve deneyimlemenin hazzını yaşayabilmek. Umarım faydalı bir yazı olmuştur, okuduğunuz için teşekkür ederim. Her şey gönlünüzce olsun.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail