Merhabalar,

İstanbul Kültür Üniversitesi 4. sınıf öğrencisiyim. Immanuel Kant’ın ‘‘Bütün sahip olduğumuz bilginin tecrübe ile başladığına şüphe yoktur.’’ sözünden yola çıkarak şunu belirtmeliyim ki biz psikoloji öğrencilerinin alanımız ile ilgili edindiği bilgilerden çoğu da staj tecrübelerinden geçer. Elbette akademik hayatımız boyunca da birçok teorik bilgiye sahip oluruz. Fakat hepimiz biliriz ki sadece teorik bilgiler ileride meslek yaşamımızda yeterli olmayacaktır belki de çoğunu uygulamaya geçiremediğimizden belleğimizin bir yerlerinde saklı kalacaktır. Demem o ki, teorik bilgilerimizi staj deneyimlerimiz ile pekiştirir, edindiğimiz teorik bilgileri uygulamalı olarak görme imkanımız olursa ileride meslek hayatımıza çok katkısı olacaktır. Staj tecrübelerimden bahsetmeden önce şunu söylemeliyim; yeni bölüme başlayacaklar, hazırlık okuyanlar ve birinci sınıftakiler staj yapma konusunda acele etmesinler. Psikolojiye giriş, gelişim psikolojisi, fizyolojik psikoloji gibi belli başlı ana dersleri almadan staj yapmamalarını tavsiye ederim. Bunun yerine sosyal sorumluluk projelerinde, sivil toplum kuruluşlarında, kulüplerde yer alarak farkındalık kazanmaları ve buralarda deneyim elde etmeleri, ileride yapacakları stajlara çok büyük katkısı olacaktır.

Şu ana kadar nöropsikoloji, gelişim, adli, klinik psikoloji stajları yaptım. İlk stajımı gönüllü olarak 2. sınıfın yaz tatili döneminde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöropsikoloji Labaratuarı’nda yaptım. Buraya gelen ‘‘afazi’’ hastalarıyla yapılan görüşmelere katıldım, hastaları inceleme ve çeşitli afazi türlerini görme imkanım oldu. 2. Sınıfta gördüğüm nöropsikoloji dersinde edindiğim bilgileri de pekiştirmiş oldum ve görüşmelerde uygulanan nöropsikolojik testleri de gözlemledim. Düzenli olarak orada afazi hastaları ile çalışmalar yapılıyordu, hastaların tedavi süreçlerine tanık olmuş oldum. Ayrıca kendim bağımsız olarak da afazi hastaları ile çalışma imkanı buldum. Bu hastaların iyileşmelerine katkı sağlamak ve olumlu yönde gelişimlerini görmek çok mutlu edici bir şey.

İkinci gönüllü stajımı 3. sınıfın güz döneminde özel bir anaokulunda yaptım. 2 ile 5 yaş arasındaki çocukların fiziksel, bilişsel, psikolojik ve sosyal gelişimlerini gözlemledim. Psikolog eşliğinde yapılan aile görüşmelerine katıldım. Kurumda uygulanan psikolojik değerlendirme testlerini tanıma ve uygulamasına katılma imkanım oldu. Çocukların yaşlarına uygun olan ve olmayan davranışlarını gözlemledim. Birçok gelişimsel destekleyici etkinliklere, oyunlara katıldım. Her psikoloji öğrencisinin gelişim psikolojisine dair bir uygulama/staj/projede yer alması kanısındayım. Çünkü; hangi alanda uzmanlaşırsanız uzmanlaşın, gelişim psikolojisi birikimine sahip olmanız gerekir.

Üçüncü stajımı zorunlu staj kapsamında Bakırköy Adliyesi’nde yaptım. 3. Sınıf sömestr döneminde 20 iş günü yaptığım adli psikoloji stajını seçme sebebim, alana dair ilgi ve merakımdır. Aile mahkemelerinde, ağır ceza mahkemelerinde psikologlar eşliğinde duruşmalara katıldım ve boşanma, velayet, çocuk istismarı, cinsel istismarı, şiddet gibi çeşitli vakaları gözlemleme imkanım oldu. Özellikle velayet konulu duruşmalar bağlamında bireysel görüşmelere ve evlere yapılan sosyal incelemelere katıldım. Adliyedeki psikolog ve personelin bana çok desteği olmuştur. Adliyedeki psikologların görevleri hakkında birçok bilgiye sahip oldum ve hazırladıkları raporları inceledim. Ayrıca adli süreçleri, görüşmelerde dikkat edilen hususları öğrendim. Adli psikolojiye ilgimden dolayı bu stajımdan keyif aldım ve bana birçok konuda tecrübe sağladığını düşünüyorum.

Dördüncü stajımı da 3. Sınıf yaz tatili döneminde 20 iş günü zorunlu staj olarak Edirne Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları’nda yaptım. Bu stajımın klinik psikoloji açısından bana çok katkısı olmuş ve uygulamalı olarak gördüğüm birçok şey ileride meslek yaşamım için bana birçok deneyim sunmuştur. Öncelikle küçük yerlerde yapılan stajların bireye daha çok katkı sağladığı görüşündeyim. Çünkü uzmanlarla daha çok iletişimde olabiliyorsunuz, aklınıza gelen her soruyu rahatlıkla sorabiliyor ve cevap alabiliyorsunuz, bireysel görüşmelere daha rahatlıkla girebiliyor ve hastalarla daha çok etkileşimde olabiliyorsunuz. Staj esnasında çeşitli ruhsal/mental bozukluğa sahip çocuk ve ergenleri gözlemleme şansım oldu, hastaların ve ailelerin izinleri ile görüşmelere katıldım, birçoğu ile birebir iletişim içerisine girme imkanım oldu ve görüşmelerde uygulanan yöntemleri teorik bilgilerim ile harmanlamış oldum. Poliklinikte uygulanan Wisc-r, Denver, Binet gibi testlere katılma imkanı buldum. Düzenli olarak yapılan vaka ve makale sunumları da bana çok katkı sağlamıştır. Ayrıca buradaki uzmanların çok içten ve destekleyici tutumları, stajdan aldığım doyumu arttırdı.

Şu an 5. stajıma 15 gündür devam etmekteyim ve devlet hastanesinde psikiyatri polikliniğindeyim. Bu 15 gün içerisinde uzman eşliğinde yetişkin hastaların görüşmelerine katıldım ve yatan hastaların seanslarına girdim. Psikopataloji dersinde gördüğüm şizofreni, bipolar, depresyon, madde bağımlılığı, kaygı, davranış, kişilik bozuklarına sahip bireyleri yakından görme imkanım oldu. Ayrıca hastaneye bağlı olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’ndeki faaliyetleri de gözlemledim.

Son olarak, şu ana kadar yaptığım her stajda ‘İyi ki bu alanı seçmişim’ dedim ve özellikle adli ve klinik psikoloji stajlarım bana çok katkı sağladı. Her psikoloji öğrencisi mutlaka staj deneyimlerine sahip olmalı ve meslek hayatında sevdiği işleri yapmalı diyerek yazımı sonlandırıyorum. Umarım hepiniz için faydalı bir yazı olmuştur.

Herkese önce severek yapacağı bir staj sonra severek yapacağı bir iş diliyorum.

Sevgilerimle.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail