ÜNİVERSİTEDEN MEZUN OLDUN… YA SONRA?

Hayatımızdaki önemli dönüm noktalarından biri üniversite diplomasını aldığımız an. Her ne kadar meslek seçimi gibi önemli bir karar verilmiş olsa da kariyer hayatına atılacak olan ilk adım heyecan yaratıyor. Bu yüzden de üniversite eğitiminin sonuna yaklaşırken zihinlerde hep aynı sorular var: Hangi sektöre/iş alanına yönelmeliyim? Nasıl iyi bir CV hazırlayabilirim? Mülakatta nelere dikkat etmeliyim?

Üniversitede mesleğimize dair çok şey öğreniyoruz. Bununla birlikte iş hayatına dair okulda asla öğrenmediklerimiz var. Kariyerinde 10 yılı geride bırakan, ‘İnsan Kaynakları’ alanında var olmayı seçmiş biri olarak bu dönemeçte cebinizde olmasını önerdiğim birkaç şey var.

Kariyer yolunun da mesleğiniz gibi bir ‘seçim’ olduğunu hatırlayarak başlayalım. İş hayatında birinci amacımız para kazanmak gibi gözükse de işe sadece bu amaca götüren bir araç gözüyle bakmak çok mümkün olmuyor. Günde en az 8 saatinizi iş ortamında geçirdiğinizde bu alandaki iş tatmininiz ve mutluluğunuz, hayat kalitenizi ve iş başarınızı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, ilk adımınızı tercih ettiğiniz yol doğrultusunda atmak önemli. 

Tercih? Seçim? Zaten kafaları karıştıran şey de bu, biliyorum. Ama bu dönemeçte, sizinle yüz yüze gelecek ve kariyer yolunuza etkisi olacak karar vericilerin sizde görmek istediği en önemli şeyler: kararlılık ve istek. Birçok ünlü düşünürün ve öğretinin söylediği ortak şey şu: ‘Kendini tanımak bilgeliktir’. Her zaman, her alanda… Yola çıkmadan önce başkası sormadan kendinize sorular sormanız ve iç sesinizin cevaplarını dinlemeniz, daha bilinçli bir seçim yapma fırsatı verir.

Neleri yapmaktan keyif alıyorum? Hayatımda rutini mi seviyorum, yoksa her gün kendimi zorlamayı mı? En kolay yaptığım şey ne? En zorlandığım zamanlar hangileri? Nasıl bir çalışma ortamı beni mutlu eder? Her sabah aynı yere mi gitmek istiyorum, yoksa gün içerisinde yollarda olmak mı? Sürekli yeni insanlarla etkileşimde olmak mı, çekirdek ekibimle birlikte konforlu alanda olmaya devam etmek mi? Bu ve benzeri soruların cevaplarıyla bir yol ayrımına giriyorsunuz. 

Akademik kariyeri tercih etmediyseniz de ikinci aşamada CV hazırlamak, iş başvurusu yapmak ve mülakatlara hazırlanmak geliyor. 

CV hazırlamak ilk adım gibi gözükse de aslında mezun olana kadar biriktirdiğiniz tüm deneyimin ve kendinize yaptığınız yatırımların özeti: Bir dosya, kariyer sitesinde bir hesap ya da Linkedin profili…
Bu özeti oluşturmak için eğitim hayatınız boyunca önünüze çıkan her çalışma ve eğitim fırsatını iyi değerlendirmenizi, mümkünse fırsatlar yaratmanızı öneririm. Öğrencilik hayatınızdaki tüm çalışma deneyimleriniz önemli ve değerli. Mesleki iş ya da staj fırsatlarını önceliklendirin ama bunlar için fırsatınız olmadıysa da farklı çalışma deneyimleriyle hayatınızı zenginleştirin: Çağrı merkezinde part-time çalışmak, bir mağazada satış görevlisi ya da kasiyer olmak, bir öğrenci kulübünde veya Sivil Toplum Kuruluşunda rol üstlenmek. Mesleki olmayan çalışmalar da sosyal becerilerinizi ve takım çalışması becerinizi geliştirir. Tüm bu deneyimlerin öz geçmişinizde yer alması özellikle yeni mezun olduğunuz dönemde önemlidir. 

Bu özeti bir dokümana dönüştürürken dikkat edilmesi gereken ise kısa, anlaşılır ve özenli olmasıdır. İnternetten farklı formatlara ulaşılabilir ve uygun bir öz geçmiş hazırlayabilirsiniz. Herhangi bir kariyer sitesinde hazırladığınız profili kaydederek oluşturduğunuz özgeçmişler, o site aracılığı ile yapılacak iş başvuruları için uygundur. Bununla birlikte, bu profili kaydederek oluşturacağınız CV formatının ise özensiz olarak değerlendirilebileceği de dikkate almanızı öneririm.

Hazırladığınız o özgeçmiş istediğiniz işe başvurmak için bir araç ancak ilerlemek için kritik olan ise iş görüşmesidir. Öncelikle iş görüşmesi karşılıklı bir süreçtir. Amaç görüşmeyi yapan kişinin sizin işe uygunluğunuzu, sizin de işin size uygunluğunu değerlendirmenizdir. Görüşme süresinin yarısında kendinizi anlatmanız, diğer yarısında da görüşmeciden işi ve organizasyonu dinlemeniz gerekir. Bu yüzden, her iki taraf da öncesinde hazırlık yaparlar. Nasıl ki görüşmeci öncesinde sizin özgeçmişinizi inceliyor, sınav vb. ön eleme adımları kurguluyorsa; sizin de öncesinde başvurduğunuz şirketi ve pozisyonu incelemeniz beklenir. Hazırlık amacıyla siz de görüşme öncesi mutlaka şirketin web sitesini inceleyin, sektörü ve çalışma dinamikleri hakkında bilgi sahibi olun. 

Ve görüşme günü… Richard Lathrop “Who is Hiring Who?” adlı kitabında şöyle diyor: “İşe alınan insanlar, o işi en iyi yapabilen kişiler olmak zorunda değil. Sadece kendilerini nasıl işe aldıracaklarını biliyorlar.” Bu nedenle görüşmedeki performansınız önemli. Limitli bir zaman diliminde, kendinizi en iyi nasıl anlatabileceğinizi düşünüp görüşmeye gitmeyi öneririm. 

Beni en iyi tanımlayan özelliklerim neler? Beni bu hayatta tanımlayan değerlerim neler? Bunları düşünün ve karşınızdaki kişiye anlatmaya hazır olun. Bunu yapabilmek kendi özelliklerine karşı kör olmamayı, kendine sorular sormayı ve etrafındaki insanlardan geribildirim istemeyi gerektirir. Neleri iyi yaptığınız kadar, neleri iyi yapabileceğinizin de farkında olun. Kendi hünerlerinizi de sizi geriye çeken özelliklerinizi de öğrenin ve bunlarla yüzleşin. Hem görüşmelerde anlatmanız kolay olur hem de neleri yapabileceğinizi, nelerde zorlanacağınızı bilmek karşınızdaki işin size uygunluğunu değerlendirmenizi kolaylaştırır.

Görüşme sırasında size hayali bir durum üzerinden ‘Ne yapardınız?’ diye sorduklarında gerçek hayattan örneklerinizle yanıt verin ve bunu yapılandırılmış bir şekilde yapın. Karşılaştığınız durum neydi, sizden ne bekleniyordu, nasıl bir aksiyon aldınız ve sonuç ne oldu? Yaptıklarınız yapabilecekleriniz konusunda yol gösterir; bu nedenle görüşmede özelliklerinizi örneklerle anlatmaya özen göstermelisiniz. Bunu anlatabilmek için görüşme öncesinde edindiğiniz deneyimleri hatırlayın; takım oyuncusu olduğunuz, zor bir durum/kişiyle karşılaştığınız, zaman baskısı nedeniyle stres yaşadığınız vakalar mutlaka olmuştur. Bu vakalar üzerinden düşünüp nasıl mücadele ettiğinizi ve bu deneyimlerden neler öğrendiğinizi anlatın.

Sadece görüşmede anlattıklarınızın değil, başka niteliklerinizin de bu süreçte dikkate alınacağının farkında olun. Görüşmeye zamanında gelmek, profesyonel görüntüye özen göstermek, nazik olmak, iyi bir iletişim kurmak, iş ve pozisyonla ilgilenmek aynı zamanda bunu karşı tarafa hissettirmek önemli. 

Sadece bir işe kabul edilmek için olmadığınız biri gibi davranmak, iş hayatında sonsuz bir mutsuzluğun ve iş tatminsizliğinin garantisi. Bu nedenle bir çalışan ve işe alım sürecinde karar verici olarak en önemli bulduğum kriter, tüm süreçte açık ve kendiniz gibi olmaktır.

Son olarak, işe alım sürecinde siz ne kadar yetkin ve donanımlı olursanız olun iş görüşmesi sürecinin sonunda cevap her zaman “Evet” olmayacak. Yola çıkarken arz-talep dengesizliğini ve hedefin ‘işe uygun insan’ olduğunu unutmayın. “Hayır” cevaplarını başarısızlık olarak görmeyin, kendinizi yetiştirmeye ve geliştirmeye devam edin. Kariyerde şans faktörünün önemine inanın ve yaygın olan ‘Kariyere nasıl başlarsan öyle gider.’ düşüncesi ile kendinize cam tavanlar koymayın.

Bol şans!

Aslı YILMAZ İnsan Kaynakları Müdürü, Co-Active Coach

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail